Messi’nin futbol hikayesi

2005 baharında, Nou Camp’ta Albacete karşısında, oyuna girdikten birkaç dakika sonra Barcelona adına ilk golünü attığında, izleyenler arasında heyecanlanmayan bir tek kişi bile yoktu muhtemelen.

Eto’o’nun yerine oyuna girmiş ve sadece 107 saniye sonra Ronaldinho’nun harika asistiyle golü bulmuştu. Ancak hakem hatalı bir ofsayt kararı vermişti.

30 saniye sonra Messi, Iniesta’ya asist yapacak ancak yüzde yüz bir gol kaçacaktı.

Ve bundan da saniyeler sonra, Ronaldinho, bir başka harika pas verecek ve Messi ilk golünü kaydedecekti.

Ronaldinho’nun 17 yaşındaki bu gence gol attırmak için gösterdiği çaba unutulacak gibi değildi.

“80.000 kişi adımı haykırıyordu ama herşey karanlıktı benim için. Kendimden mi geçmek üzereydim yoksa ilk golümü atmanın verdiği duygu patlaması mıydı bilmiyorum ama hiçbir şey göremiyordum.”

Hikaye böyle başladı der bazıları.

Oysa bu sahne hikayenin sadece ikinci kısmının açılışıydı. Şampiyonluklar, ödüller, kahkahalar ve çoşkuyla dolu ikinci kısmın.

Birinci kısım ise çok daha dramatikti. Çok daha fazla gözyaşı, özlem, umutsuzluk ve kırgınlıklarla doluydu. Çok daha farklı kahramanları vardı.

Yeteneği görmek ve görememek, işte bütün mesele

Kader yolunu çizer mi, yoksa kaderimizi kontrol edebilir miyiz? Küçük bir çocuksak, kendimizin kontrol ettiğini söylemek çok zor. O zaman bizi sevenler ve inananlar devreye girer ve kaderimize yön verir. Tarih yazan insanlar ile tarih yazabilecek olup bir köşede unutulan insanlar arasındaki ince çizgilerden biridir bu.

Messi’nin hikayesi ona inananlarla ona inanmayanlar arasındaki çatışmanın bir öyküsü gibi.  Geleceği değiştirmek isteyenlerle, geleceğin riskini almak istemeyenler arasındaki…

Hormon eksikliği, 1987’de Buenos Aires yakılarındaki Rosario’da doğan Lionel Joseph Messi’nin yetişkin boyuna ulaşmasına engel değildi. Ancak bunu geciktirecek kadar yavaş bir büyümeye yol açıyordu, ki tedavi edilmediği taktirde Messi asla profesyonel bir futbolcu olamayacaktı.

Arjantin’de onunla karşılaşan ilk uzman olan Dr Diego Schwarzstein, “Newell’s Old Boys’tan birileri geldi ve ‘Şöyle bir oyuncumuz var, tam bir yetenek ama büyümesi lazım,’ dediler. Ona vücudunda eksik olan hormonu verebilirdik. Tek sorun bunun çok pahalı olmasıydı.” diyor.

Tedavi başladığında Messi henüz 8 yaşındadır. Ailesi en küçük oğullarının özel bir yeteneği olduğunun farkındadır ve hormon iğneleri için para bulmayı başarır. Ancak para tek problem değildir. İğneler o yaştaki bir çocuk için oldukça acı vericidir. Buna rağmen ailesi ve komşularından gelen yardım taleplerini reddeder Messi.

“Yatağımda oturup her iki bacağıma iğne yaptığım o geceleri her zaman hatırlayacağım. İnanın bana, eğlenceli değildi ama futbolcu olmak için büyük bir arzum vardı. Buna rağmen, iğneler çok pahalıydı ve ailem bütün parasını onlara harcamasına rağmen tedaviyi kendimiz karşılayamıyorduk,” diyor Messi.

Ağabeyi Matias Messi, “Bütün herşeyi kendi hazırlar, iğneleri doldurur ve kendine enjekte ederdi. O yaştaki bir çocuğun her gece uyumadan önce bunu yaptığını bilmek üzüntü vericiydi,” diyor.

Messi, Rosario’da salon futbolunda durdurulamaz bir oyuncudur o zamanlar. Top kesme, hızlanma ve top sürme konularında eşsiz içgüdülere sahiptir. Bölgenin takımı olan Grandoli’de oynamaktadır ve takımı babası Jorge çalıştırmaktadır.

Büyükannesi onu 5 yaşında ilk kez maça götürmüş ve takımlardan birindeki eksikliği tamamlamak için hayatında ilk kez sahaya çıkmıştır. Hala gollerini attığında elleriyle cenneti göstermesinin tek sebebi gollerini büyükannesi Celia’ya adıyor olması.

Kulüp evinden 4 km uzaktadır ve otobüs pahalı olduğundan her gün bir saat yürümek zorundadır antrenmana. Kısa zaman sonra Newell’s Old Boys onu küçükler takımına alır.

Messi hala kariyerini o takımda sonlandırmak istediğini söylüyor. Stadyumları evinden 6 km uzaktadır ve A takımının maçına gitmek onun için cennete girmeye eşdeğerdir. Ülkesinin en büyük yıldızı Diego Maradona 1993’te orada 5 maç sahaya çıkmış ve babası izlemesi için onu stadyuma götürmüştür.

Ancak ne Newell’s Old Boys ne de Messi’de gözü olan diğer bir kulüp olan River Plate, aylık 1000 doları bulan hormon tedavisi masraflarını karşılamaya istekli değildi.

Jorge Messi patronlarını ve bir sponsoru tedaviyi karşılamaları için ikna etmeyi başarır. Ancak iki sene sonra patlayan ekonomik kriz bu yardımları sona erdirecektir.

Barcelona

Mucize 2000 yılında gerçekleşir. 12 yaşındaki Messi kendini Barcelona’nın vizyonunda bulur ve ailesiyle beraber dünyanın öbür ucuna taşınır.

Buenos Aires’teki iki aracı, düzgün büyüyemeyen bu harika çocuk hakkında birşeyler duymuştur. Bir şekilde, Barcelona’nın en kritik noktadaki isimlerinden biri olan Josep Maria Minguella’ya ulaşır ve bu dramı anlatmayı başarırlar.

Minguella, Barcelona’da teknik direktörlük dahil hemen her görevi yapmış bir isimdir. Maradona’yı, Romario’yu ve Stoichkov’u Nou Camp’a getirmeyi başaran kişidir. Maradona’yı Arjantin’deki diktaya rağmen getirmesi ise bambaşka bir hikayedir.

“Messi işi Maradona’dan bile daha zordu,” diyor Minguella. “Onu ilk gördüğümde 12 yaşındaydı ve çok ufaktı. Fiziği yüzünden Avrupa’da oynayabileceğine dair şüpheler çok fazlaydı. Ancak onu videoda ilk kez seyrettiğimde ışığı görmüştüm. Messi’nin bambaşka bir gezegenden geldiğine inanıyorum. Şu dahi kemancıların, mimarların ve doktorların doğduğu  gezegenden. Seçilmiş insanların.”

“Maradona’ya çok benziyordu. Sol ayak, 10 numara, aynı zeka. Ancak ciddi problemlerle karşılaşacağımız açıktı. Ve Barça çok ilgili değildi. Yönetimden gelen cevaplar, ‘Bu yatırımın karşılığını almamız en az 10-12 yıl sürecek,’ şeklindeydi.”

Minguella kararlıdır. O nedenle İspanya’ya gelmeleri için Messi ve babasına kendi cebinden uçak bileti yollar ve onları Plaza Hotel’e yerleştirir.

Denemelerde antrenörler ondaki yeteneği görmüşlerdir. Ancak bazı yöneticiler onun çok ufak olduğunu düşünmektedir.

Peçeteye atılan imza

Ancak Jorge Messi için zaman tükenmektedir. Aynı sıkıntıları birkaç ay önce River Plate ile de yaşamıştır ve şimdi dünyanın diğer ucunda, ailenin geri kalanından ayrılmışken birileri Messileri oyalamaktadır.

Bu noktada Barça için iki büyük tehlike gündeme gelir. Birincisi, Barça’nın en büyük rakibi Real, Messi’nin ve Katalan kulübünün yavaşlığının farkındadır.

İkincisi, Messi’nin Arjantin’de henüz profesyonel bir sözleşmesi yoktur. Messi ve babasının evlerine dönmesi halinde, Arjantin Federasyonu’nun kurallarına göre profesyonel bir sözleşme imzalayabileceklerdir. Muhtemelen Newell’s ile. Bu durumda, Barcelona diğer bütün takımlarla eşit bir pazarlık sürecine girmek zorunda kalacaktır.

 “Böyle 3 hafta geçti. Sonunda uzun yıllardan beri arkadaşım olan ve başkan Joan Gaspart’ın danışmanlığını yapan Charly Rexach’ı aradım. O da bir dostluk maçı ayarladı,” diyor Minguella.

Mini Estadi’de kendisinden daha üst kategorideki çocuklarla oynadığı bu karşılaşmada Messi bir yıldız gibi parlar.

“Charly, diğerlerinin itiraf etmeye çekindiği şeyi anında gördü,” diyor Minguella. “Ancak süreç o kadar uzun sürdü ki, Leo’nun babası artık kızmış ve inancını kaybetmeye başlamıştı. Onu başkanı olduğum Pompeia tenis kulübüne davet ettim. Charly’ye inancım tamdı ama Messi ailesi 1 aydan fazla bir süredir Barcelona’daydı ve bir şeylerin doğru gitmediğini düşünüyorlardı.”

Sonrası meşhur hikaye. Charly bir peçete alır ve üzerine şöyle yazar:

“14 Aralık 2000 günü Barcelona’da, Bay Minguella ve Messi ailesini temsil eden Horacio Gaggioli’nin huzurunda FC Barcelona’nın teknik sekreteri olarak ben Charly Rexach, yetkilerimi kullanıyor finansal koşullarda bir anlaşma sağlandığında futbolcu Lionel Messi ile bir sözleşme imzalanacağını taahüt ediyorum.”

Peçete Sözleşmesi’ne inancını koruyan Messiler, Barca ile yollarına devam ederler. Jorge’ye yıllık 42.000 Avro’luk maaşla Barcelona altyapısında ve scout sisteminde bir pozisyon sözü verilir. Ve Messi’nin Barcelona kariyeri başlar.

Ancak Messi için bu Rosario’ya veda anlamındadır. “Yaşadığımız yeri terk ederken herkesin nasıl veda etmeye geldiğini hala hatırlıyorum,” diyor. “Annem, babam, üç kardeşim, hepimiz havaalanına doğru yola çıkmaya hazırlanıyorduk ve herbirimiz ağlıyorduk. Herkes Barcelona’nın bana ve aileme bakacağını söylüyordu. Ben hala bunun bir yalan olabileceği konusunda endişeliydim. Ancak Camp Nou o kadar etkileyiciydi ki, hepimiz buna inanmaya zorladık kendimizi.”

Gerçek bir sözleşme peşinde…

Bu arada Messi tam bir sözleşme imzalanması için Mart 2001’e kadar bekleyecektir. Bu esnada ortaya başka bir kahraman çıkar.

Barcelona genel direktörü Joan Lacueva, kulübün bunaltıcı yavaşlıktaki süreçlerinden sıkılmıştır ve Messi’nin hormon tedavisini kendi cebinden ödemektedir.

“Ben genel direktördüm ve Barça altyapısının idari yönetimi bendeydi. Leo Messi adında bir çocuğun denendiğinden haberdardım. Josep Maria Minguella bana geldi ve ‘Elimde bir gün A takım için oynayacak bir çocuk var. Onu çok beğeniyorum ama babasının neden mutsuz olduğunu ve işlerin neden yürümediğini öğrenmemiz gerekiyor,’ dedi. Sportif direktöre gittim ve “’Denediğimiz bir çocuk var. Onun hakkında her şeyi bilmek istiyorum ki buna göre düreci zorlayacağım’ dedim. Antrenörlerle konuştukça inanılmaz raporlar almaya başladım. O zaman bu çocukla sözleşme imzalamamız gerektiği konusunda ısrarcı oldum.”

Bütün bunlar olurken, Jorge Messi, Lacueva’ya gelir ve Peçete Sözleşmesi’nin hukuki bir nitelik taşımadığından şikayet eder.

“Hemen resmi bir doküman yazıp imzalayamazdım. Peçetede yazanları bir kağıda döktüm ve imzalayarak yönetim kuruluna gönderdim. Ancak gelen cevaplar karışıktı. Bazı yöneticiler onaylıyordu. Bazıları ise çocuğun 13 yaş için çok ufak olduğunu ve salon futboluna daha uygun olduğunu düşünüyordu.”

Öneri, ilk başta Messi’ye o yaştaki diğer herkesten daha fazla ücret verilmesinin yeterli olacağıdır. Ancak sonunda kurul onunla profesyonel bir sözleşme yapma kararı alır.

Bu arada Barcelona tıbbi danışmanı Josep Borrell’e danışılır. Onun tavsiyesi hormon tedavisine tekrar ve acilen başlanmasıdır.

 “İlk aşama enjesiyonlar için 152,000 pesetayı cebimden ödedim. Sadece iyilik dolu kalbimden değil tabii. Messi, henüz bir Barca oyuncusu sayılmadığından, kulüp fonlarını kullanamazdım. Daha sora sözleşme imzaladığından paramı geri aldım,” diyor Lacueva.

Nou Camp yönetimi ikiye ayrılmışken ve Madrid yakından izlemekteyken Rexach ve Lacueva’nın Jorge Messi’yi Barcelona’nın doğru kulüp olduğuna ikna etmesi gerekmektedir.

“Messi içine kapanık ve utangaçtı. Buraya ilk geldiklerinde aileyi otellerinde sık sık ziyaret ederdim. Çok korkmuştu ve Arjantin’e umutsuzca geri dönmek istiyordu. Ona seni Arjantin’e geri gönderelim deseniz havaalanına koşarak giderdi,” diye hatırlıyor Lacueva. “Onu değiştiren takım arkadaşlarının olumlu tavrı oldu. Leo harika bir oyuncuydu ancak La Masia’da geçirdiği zaman onu büyük bir oyuncu haline getirdi. Her 3-4 maçta bir onu bir üst kategoride oynatıyorlardı. Top sürmeye alışık olduğu bir takımdan geliyordu. Burada ona takım oyunu oynamayı ve tek-çift dokunuşu ögrettiler.”

“Messi’nin dünyanın en iyi oyuncusu olacağını hayal etmiş miydim? Tek düşündüğüm potansiyel bir A takım oyuncusuyla sözleşme imzaladığımızdı. İspanya vatandaşlığına başvurabilecek kadar küçüktü ve bu yüzden yabancı kotamızdan sayılmayabilirdi. Bugün dönüştüğü şeyi bir an bile aklıma getirmemiştim. O zaman da inanılmaz işler yapıyordu. Ancak 12-18 yaş arasında ne çok şeyin değişebileceğini bilirim. Kötü huylar edinen ergenlere dönüşürler ve takıma giremedikleri her maçı sorun ederler.”

Sonuçta, Joan Gaspart döneminin tipik ilgisizliğine rağmen Barcelona bu çocuğu kadrosuna almayı başarır.

Tekrar umutsuzluk…

Ancak Haziran 2001’de durum tekrar umutsuz bir noktaya ulaşır. Çünkü Barcelona sözleşme koşullarını yerine getirmek konusunda ilgisizdir.

Jorge Messi, Joan Gaspart’a şu mektubu yazar:

“Barcelona, 9 Haziran 2001.

FC Barcelona Başkanı’na.

Size şu anda FC Barcelona altyapısında bulunan en küçük oğlum Lionel Messi’nin babası ve koruyucusu olarak yazıyorum.

Geçen Mart ayında, oğlumun FC Barcelona ile bir sözleşme imzalaması amacıyla ailemi Arjantin’den buraya taşıdım. O dönemde Lionel’in sportif durumu ile ilgili bütün belgeleri imzaladık ve bana ve aileme koşulların neler olacağı açıklandı. Bunun anlamı, sizinle imzaladığım iş sözleşmesine istinaden İspanya’da oturma izni almak için gerekli belgeleri temin etmeye başlamamdı.

Sizden aldığım bazı ücretler haricinde sözleşmenin başlangıç tarihi 1 Temmuz’du. Bu tarih geçti. Bugün itibarıyle, kulübün ilgili departmanlarıyla temas içinde olmama rağmen durumumun ne olduğu hala anlayabilmiş değilim.

Bu sürecin içinde olan herkes, Bay Lacueva, Bay Hinjos ve son olarak Bay Jaume González bana bilgi verebilecek durumda olmadıklarını söylüyorlar.

Sonuç olarak, ben ve ailemin içinde bulunduğu durum aşırı derecede üzüntü verici.

Sözleşmenin başlayacağı tarihe kadar bizi bağımsız olarak idare edecek finansal planlarımı yapmıştım. Bugün ise ne zaman maaş almaya başlayacağıma dair hiçbir bilgi olmadığı gibi, kimse de bana nasıl ilerleyebileceğimi söylemeye istekli değil.

Şimdilik bu kadar ve umarım sorunu olabildiğince hızlı bir şekilde çözebiliriz.

Saygılarımla,

Jorge Horacio Messi.”

Messi ailesinin Barcelona yönetimine kızgınlığı artarken, Messi’nin kendisi de olabilecek en kötü bürokratik kapana kısılmıştır. Altı aydır Barcelona altyapısının resmi maçlarında oynayabilmek için lisansı çıkarılmamıştır. Sadece dostluk maçlarında oynayabilmektedir.

Resmi maç yok, büyüme hormonları resmi bir şekilde sağlanamıyor ve baba Jorge Messi’ye söz verilen maaş ödenmiyor. Aile istenmedikleri duygusunu iyice hissetmeye başlamıştır.

“Jorge’yi  anlayabiliyorum,” diyor Minguella. “Bu olağanüstü ufaklığa yeterince inanmadıklarını söyleyebilirim. Futbolun içinde geçirdiğim 50 yıldan sonra çok iyi bildiğim bir şey var. O da kulüp yöneticileri için önemli olan tek şeyin bir sonraki maçı kazanmak olduğu. Bir yıl veya beş yıl sonra ne olacağı değil. Bazıları muhtemelen ‘Messi 20 yaşına geldiğinde biz burada olmayacağız ki,’ diye düşünüyorlardı.”

Nihayet resmi maç ve bitmeyen şanssızlıklar

Messi nihayet resmi maçlara çıkmaya başlar. Ancak henüz ikinci maçında bileğinden sakatlanır ve aylar sürecek bir tedavi sürecine girer.

Dahası, Arjantin’i çok özleyen kız kardeşi annesiyle beraber Rosario’ya döner. Kardeşleri Matias ve Rodrigo da çok geçmeden onları takip eder.

Messi o günlerde hem hormon iğneleri çok acı verdiği, hem de evini çok özlediği halde  gözyaşlarını babasından sakladığını söylüyor.

Bir dönemece gelinmiştir artık ve babası bunun farkındadır. Oğluna bir seçenek sunmaya karar verir. Ailece tekrar Rosario’da bir araya gelebilirler veya İspanya’da kalıp önlerindeki engelleri birbir temizlemeye çalışırlar.

Messi daha çok küçük olmasına rağmen vazgeçmeyi reddeder. “Buraya gelmek isteyen bendim ve kendi oğluma bu konuda izin verecek cesaretim var mı bilmiyorum. Onlar için çok zordu ve tüm aileme beni cesaretlendirdikleri için minnettarım. Onlar olmasaydı burada olmazdım. Bu kadar basit,” diyor Messi.

Yenilmez bir altyapı

Rosario’dakiler için bu harika çocuğu geride bırakmak çok acı vericidir. Ancak Messi sonunda doğru zamanda doğru yerdedir. Kendini Pique, Fabregas, Victor Vazquez, Victor Sachez ve Valiente’nin olduğu harika bir takımda bulmuştur. Doğasında kazanmak olan bir takımda. Hemen hemen 4 yıl boyunca yenilmeyen bir takımda.

Hatta Pique onu ilk gördüğünde, “Bu çocuk benim kardeşim kadar. Bizimle mi oynayacak?” diye tepki verir. Ancak Messi sahaya çıktığında takımdaki herkes ona ve takımın diğer yıldızı Vazquez’e adeta hizmet etmeye başlar.

Vazquez’e burada küçük bir pencere ayırmak lazım. Messi için sonunda her şey nasıl yoluna girdiyse, Vazquez için tam tersi olur. Takımın Messi kadar büyük bir yıldızıyken birkaç berbat sakatlık geçirir ve bir daha toparlanamaz. Vazquez şimdi Club Brugge’da forma giyiyor.

Pique, Messi’nin koruyucusudur. Ona sert giren rakiplere tepkisi yüzünden kırmızı kart bile görür.

Yılmayış

“Acı geçicidir. Bir dakika da sürebilir, bir saat de. Hatta bir gün veya bir yıl da. Ancak sonunda geçer ve yerini başka bir şeye bırakır. Ama eğer vazgeçersem sonsuza kadar sürer,” der Lance Armstrong

Messi’nin yılmama öyküsü sahada da kendini gösterir: “Karakterimin derinliklerinde her meydan okumaya karşılık vermek ve kazanmak var. Hep kalkmak ve devam etmek. Uzun zaman önce anladım ki, insanların bana çok faul yapması oyun tarzımın bir sonucu. Fauller kötü niyetten kaynaklanmıyor. Ancak nadiren öyle olduklarında tepki veriyorum. Oyunun başında tam ısınmamışsanız biraz acıtıyor, ancak oyun ilerledikçe ve daha fazla konsantre oldukça dikkat etmiyorum.”

Bununla ilgili bazı anıları da var altyapıda. Örneğin elmacık kemiği kırık olduğu halde Espanyol karşısında Katalunya Kupası finaline çıkması. Teknik ekipten ve babasından sadece maskeyle oynama izni almasına rağmen, daha önce Puyol’un da kullandığı maskeyi oyunun başında çıkarıp kenara atar ve ikinci devre oyundan çıkana kadar 2 gol kaydeder.

Bir diğeri ise, geceleri La Masia’dan kaçıp Barca Basket altyapı oyuncularıyla maç yaparken sakatlanması. Ertesi gün antrenmana çıkar, sakatlanma numarası yapana kadar çaktırmadan devam eder.

Messi 2003 -2004 arasında, 16 ayda tam 5 kategori birden atlar. Nihayet 2003 Kasım ayında, 17 yaş 4 ay 23 günlükken Rijkaard onu Portekiz’de Mourinho’nun Porto’su karşısında son 15 dakikada sahaya sürer.

Barca’nın zayıf günleridir ve karşılaşmayı 2-0 kaybeder. Ancak Messi o 15 dakikaya 3 gol pozisyonu sığdırır.

O günden sonra Barca B çalıştırıcısı Gratacos, Rijkaard’a onu hafta sonları A takım maçlarına çağırabileceğini söyler.

İşte hikayenin ilk kısmı burada biter.

Lacueva’nın da dediği gibi, “Birisi bir gün onun hakkında bir film çekerse hiç şaşırmayacağım. Ortada büyük bir hikaye var.”

Rangers macerası…

Pek bilinmeyen bir hikaye de Rangers’ın neredeyse Messi ve Iniesta’yı Glasgow’a getirecek olmasıdır.

2004-05 sezonunda Rangers mali sorunlarla boğuşmaktadır ve teknik direktör Alex McLeish, asistanı olan Hollanda efsanesi Jan Wouters’tan kiralamak üzere gelecek vaadeden gençler bulmasını ister. Özellikle de Barça altyapısından.

Wouters, arkadaşı ve Rijkaard’ın yardımcısı Ten Cate ile görüşür. Barcelona’nın Messi için karar verme aşamasında olduğu bir dönemdir. Messi için resmi bir başvuruda bulunurlar. Ancak tam o sırada Messi, Gençler Dünya Kupası’nda büyük iş çıkarır ve Barcelona’nın onu kiralamayacağı kesinleşir.

Bunun üzerine Ten Cate onlara Iniesta’yı tavsiye eder ve “Bu çocuk bir gün dünyayı yerinden oynatacak,” der. Ancak Iniesta da sezon öncesi bir hazırlık maçında harika işler çıkarır. Aslında kulüpte onun kiralanmasının doğru olacağını düşünen çoktur. Ancak Begiristain ve Laporta onun sonuna kadar arkasında dururlar.

Messi’nin hayatındaki kahramanlar…

      1- Jorge Messi

Bir babanın oğlunun idealleri uğruna verebileceği bütün çabayı gösterir. Oğlunu dünyanın bir ucundan getirir. O ve oğlu ailenin geri kalanından uzun süre ayrı kalır. Oğlunun hormon iğneleri için kaynaklar ve sponsorlar bulur. Barcelona yönetiminin ilgisizliğiyle savaşır ve gerektiğinde onlara rest çeker.

       2- Josep Maria Minguella

Messi’deki ışığı gören ilk İspanyol odur. Cebinden masraflarını karşılayarak babasını ve onu Barcelona’ya getirir. İçerideki tüm ilgisizliği ve prosedürleri aşıp Messi’yi Rexach’a izlettirir. Onun aileye taahhütlerde bulunmasını sağlar.

3-Charly Rexach

Onu ilk izlediğinde ışığı görmüştür. Meşhur Peçete Sözleşmesi’ne imza atmaktan ve aileye Barça adına taahhütler vermekten çekinmez. Tedavi masraflarını cebinden öder. Onu kulüp yönetimine karşı savunur ve arkasında durur.

 4-Joan Lacueva

Messilerin en umutsuz anlarında, Minguella’nın başvurusuyla Messi’nin durumunu mercek altına alır. Hakkında olumlu raporlar aldığında işin peşini bırakmamaya karar verir. Onunla bir sözleşme imzalanması için büyük çaba harcar.

 5-Ronaldinho

Son yılında disiplinsizlikleri ile takım arkadaşları ve Rijkaard’ı zor duruma düşürmüş olsa da o Messi için bir ağabey gibiydi. “Ben de aynı yaşlarda takıma girdim ve yetenekli bir çocuk olarak yetişkinlerin yanında işinin ne kadar zor olduğunu bilirim. Bu yüzden onun üzerinden baskıyı almaya çalıştım,” diyor Ronaldinho.

Messi ise “Ronnie benim için çok önemli. Barca soyunma odasına ilk geldiğimde çok gençtim. Ronnie kalktı ve ilk adımı o attı. Ondan sonra da beni hep gözetti,” diyor. “Aramızda hiç kıskançlık olmadı. Tam tersine yolu Ronaldinho açtı ve diğer herkes onu izledi. Tecrübeli bir meslektaşım olarak beni gözeten ve koruyan bir ağabeydi. Takım arkadaşı olarak ise onun yanında oynamak çok büyük bir ayrıcalıktı. Yemeklerde bir Brezilya masası vardı ve benim oraya oturabilecek tek Arjantinli olduğumu söylerlerdi. Onun yaptıklarını taklit etmeye çalışıyorum. Onun gibi ben de futbolu eğlence ve mutluluk olarak görüyorum.”

6-Frank Rijkaard

Messi’ye ilk şansı o verir. Onu ilk başlarda kanatlarda kullanır. Messi bundan rahatsız olsa da böylelikle çok şey öğrendiğini inkar etmiyor. Yıllar sonra De Boer, 2005 Dünya Gençler Şampiyonası’nı izlerken Messi’yi bencil bulduğunu ve beğenmediğini, Rijkaard’ın ise tam tersini düşündüğünü ve ona çok güvendiğini itiraf eder.

       7-Guardiola

Messi’ye yeni bir kapı açar. Daha görevinin ilk günlerinde, kaderini tayin edecek Şampiyonlar Ligi ön elemesinden hemen önce, Barcelona yönetiminin itirazına ve CAS’ın Barcelona lehine karar vermesine rağmen, büyük bir risk alarak Messi’yi Pekin Olimpiyatları’na gönderir. Kendisinin 1992’de yaşadığı onuru onun da hissetmesini ve Olimpiyat’ın tadını çıkarmasını ister. İşler yolunda gider ve Barça ön elemeyi geçer. Messi ise altın madalyayı kazanır ve döndüğünde Barça tarihinin en iyi sezonundaki büyük katkısıyla Guardiola’ya borcunu öder.

Kaynak: Futbol Extra Dergisi

Hazırlayan: Kaan Tunçbilek

SON HABERLER